301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
05 Aralık 2020 - Cumartesi 13:39 Bu yazı 147 kez okundu
 
TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE KADININ VARLIĞI
Beyhan Balaban
 
 

5 Aralık 1934; Kadınların TBMM’ne Seçilme Haklarının 86. Yaşı Kutlu Olsun.

Kadınlarımız Cumhuriyet döneminin başında seçme ve seçilme haklarını çok zor ve büyük mücadeleler verip, hayatlarıyla bedel ödeyip sonra Gazi Mustafa KEMAL ATATÜRK’ÜN desteği ile hak etmişlerdir… Öncelikle “LAİK KADINIM” diyenlerin bu zor sürecin tarihini iyi bilmeleri ve birlikte laiklik mücadelesi verdikleri erkeklerin yakın tarihte Kadınların haklarıma karşı neler yaptıklarını öğrenmeleri gerekir. Kısaca iki bakış açısıyla anlatayım:

Laik Kadınlarımızın her alanda sırtında taşıdığı Cumhuriyet HALK Partisi ve LAİK GEÇİNENLER; Kadın Haklarına ve Kadınlarımızın yönetimlere gelmelerine ne kadar SADAKATLİ ve SAMİMİ davranıyorlar?

Laik ve CHP’li Kadınlar ise; ne derece kendi sorumluluklarını taşıyabiliyorlar?

Cumhuriyet’in ilk Hükümetinin birçok erkek milletvekilinin, kadın haklarına geçit vermediği zorlu mücadeleler sonucunda Gazi Mustafa KEMAL’İN desteğiyle; 1919’dan başlayarak kadın hakları savunucusu öncü Kadınlarımız toplantılar, mitingler düzenlediler. 13 Ocak 1920’de Muallimler Cemiyeti Başkanı Nakiye ELGÜN; soğuk kış gününde Sultan Ahmet meydanında “Önümüzde açık iki yol var: Birisi tarihimizle, şanımızla devam etmek; diğeri gözlerimizle tarihimizi de kapayıp ebediyete götürmektir." Kadınların haklarını arama mücadelesi 9 Eylül 1923 İzmir’in Kurtuluş Zaferine kadar hızla sürdü. Gazi Mustafa KEMAL; Medeni Kanun, Eğitim Hak ve Eşitliği, Kılık Kıyafet Devrimi vb. Devrimlerle Kadınların aydınlanma hareketini destekliyordu.

16 Haziran 1923’te daha önce Türk Kadınlar Birliğini kuran Nezihe MUHİDDİN önderliğinde Kadınlar HALK Fırkasını (Partisini) kurmuş, Darülfünun ’da büyük bir konferansla 27 maddelik parti nizamnamesiyle oy kullanma ve seçilme hakları savaşını vermişlerdir. Mücadeleler 1927, 1931 yıllarında birçok etkinliklerle sonuç alamadan devam eder. Basın yayında Cumhuriyet Devrimlerinin destekçisi Yunus NADİ’nin başı çektiği eleştiriler ÖNDER KADINLARI çok üzer. TBMM Kadınlara Parti Kurma Hakkı tanımadığı için Nezihe MUHİDDİN; daha sonra çok ses getiren “Türk Kadını” kitabını yazar. Bu kitap; Osmanlıda başlayan KADIN HAREKETİNİN ÖNCÜLERİNDEN Şair NİGAR, Fatma ALİYE, Nakiye ELGÜN, Halide EDİP gibi birçok KADIN mücadelecinin devamı ve sesi olur. Cumhuriyet dönemi öncesinden birçok kadın derneklerinin açılmasına önder olan Nezihe MUHİDDİN; Camilerde Kadın Konferansları düzenlemek içi Diyanete başvurmuş, kadınlara siyasal-hukuksal alanlarda seçilme hakkı verilmesi için çok bedeller ödemiş ancak başarılı olamamıştır. Kabul edilemeyecek ağır bir üzüntü daha yaşar. Dönemin en etkin mücadeleci KADIN YAZARINA rejimin sözcüsü Cumhuriyet Gazetesi, "Havva’nın Kızları, meclise girip yılın manto modasını tartışacak…" yayınlarıyla kendisiyle alay etmiş, HAKARETLERİN, Kadınlara karşı terbiyesizliklerin çoğalmasını sağlamıştır... O gün bu gündür Yunus NADİ gibi sözde Cumhuriyet yanlısı birçok erkek KADINLARIN seçilmesinde, yönetimlere gelmesinde daima önünü kesmiştir…

1923 Haziran seçimlerinde TBMM’nin gösteremediği cesareti MİLLET göstermiş, Konya, İstanbul, Diyarbakır, Malatya illerinden Nezihe MUHİDDİN ve LATİFE HANIM için sandıktan oy çıkmıştır.

Nezihe MUHİDDİN; Batı’nın etkinliklerini, yayınlarını izlediği ve işlediği, kadınlarımıza sosyal hayatta etkin olmalarını aşılayan Şair NİGAR, ilk kez kadın-erkek eşitliğini anlatan ve yazan Fatma ALİYE, kız çocuklarının eğitimini yaygınlaştıran ve ilk kadın partisinin kurulmasında en yakınında olan Nakiye ERGÜL ve savaş kahramanı, edebiyatçı, romanlarında kadını ikinci plandan kurtaran Halide EDİP’in de içinde yer aldığı BÜYÜK KADINLAR KUŞAĞININ son üyesiydi. HAKKINDA DAVALAR AÇILDI. AYNI ŞEKİLDE HALİDE EDİP’TE İDAMLA YARGILANDI. Yurt dışına gitti. Uzun yıllar sonra VATANINA geri dönebildi. Nezihe Hanım’ın Nakiye ERGÜL önderliğinde kurdurdukları Kadın Halk Partisi kapatıldı, YARGILANDILAR. 1930’lu yıllarda köşesine çekilmeye zorlandı. 1931 yılında çok zor şartlarda bastırdığı çok ses getiren TÜRK KADINI kitabının yaygınlaşması çok kez sabote edildi. Nezihe Hanımın etkinliği dönemin etkin güçleri tarafından unutturulmaya çalışıldı. Nezihe MUHUDDİN 1958 yılında yalnız ve itilmiş, unutturulmuş vaziyette bir akıl hastanesinde hayata gözlerini kapadı. Kendinize bir sorun; Cumhuriyetçi ERKEKLER bu süreçte neredeydiler?! Hepsi Önder Kadınların sesini önlemekle, karanlığa sürüklenen geleceğin temelini kendileri atmakla meşguldü!…

5 Aralık 1934'te TBMM’nin kapıları kadınlara açıldı. TÜRK KADINLAR BİRLİĞİ Kadınlarımıza Seçme ve Seçilme Hakkının verilişini kutlamak üzere Sultanahmet Meydanı'nda bir miting ve Beyazıt'tan Taksim'e büyük ve muhteşem bir yürüyüş düzenlediler.

Kadınların ilk kez oy kullandığı ve seçildikleri TBMM 5. Dönem seçimleri 8 Şubat 1935'te yapıldı, 17 Kadın Milletvekili ilk kez meclise girdi. Ara seçimlerde bu sayı 18'e ulaştı. Ve hepsi kendi güçleriyle kazanıp, çok değerli işler yaptılar. İlk seçimde zor sürecin ardından 18 Kadının siyasette ve seçilmiş yönetimlerde öne çıkabilmesi ASLINDA O DÖNEMİN HALKININ düşünce ve yaşam şeklinin daha LAİK ÇIKIŞLARA müsait olduğunu, fakat SEÇİLECEK ERKEKLERİN bu laik ve çağdaş atılımlara köstek olduklarını gösterir...

Günümüzde ise aydınlanmanın önü mevcut iktidar tarafından kesilmekte, laik yaşam ve laik eğitim yerini yıl geçtikçe DİNCİ UYGULAMALARLA kaybetmektedir. Kadın yine kapatılmakta, ikinci sınıf vatandaş durumuna gün geçtikçe alıştırılarak dinci kurgularla toplum gericiliğe doğru işlenmektedir. Yetmiyormuş gibi; Cumhuriyet Devletini kuran Cumhuriyet Halk Partisi aslında Cumhuriyetçi Kadınlarımızın laikliği savunan güçleriyle, ATATÜRKÇÜLÜK propagandalarıyla ayakta dururken, CHP’li kadınları partide broşür dağıtmakta, kapıları çalmakta vb. işlerde kullanmaktan öteye gitmemektedir. Seçilme listelerine zorluklarla konulan seçilen ÇOK AZ KADIN ise ya aileden zengin, ya da delegeliklerde erkeklerin uşağı misali erkeklerin koltuğunu koruma yalakalığıyla ve susarak, oynayarak görev alabilenlerdir. Büyük bir ALDATMACA ile 2010 Kurultayından sonra yeni CHP tüzüğünde % 33 Kadın Kotasını seçilme hakkı olarak sınır getiren CHP Genel Merkezi, ne yazık ki % 67’lik seçilme hakkını erkek adaylarına SEÇİLECEK SIRALARDA KULLANIRKEN, Kadınlara verdiği % 33 seçilme haklarını dahi SEÇİLEBİLECEKLERİ SIRADA MİLLETVEKİLİ ADAYLIĞINI Kadınlara layık görmemektedir. Örneğin bir İL’deCHP’nin seçim kuruluna verdiği milletvekili listesi ilk dört sıra milletvekili seçilebilecek seçmen potansiyeline sahipse, Kadınları ilk dördün daha alt sıralarına yerleştirip hiç seçilemeyecekleri halde Yazılı ve Görsel Basında “CHP şu kadar kadın adaya yer verdi…” diye haber yaptıracak kadar da aşağılık bir çalışma içerisindedir… CHP; İstanbul-Ankara-İzmir başta olmak üzere birkaç Büyükşehir dâhil aileden gelen zenginlikleriyle tanınmış kadınları ön sıralarda, seçilecek sıradan aday gösteriyor, geri kalan YURT GENELİNDE tüm seçim bölgelerinde % 33’lük kotayı SEÇİLEMEYECEK SIRALARA dağıtıyor, erkek egemen adaylık listesiyle seçimlere giriyor. Utanmadan geleceğimizi kadınlar kurtarır diyor. Halkın benimsediği, sevilen, sayılan, başarılarını ispatlamış kadınlar CHP’de siyaset dahi yapamıyor. Yetmiyor Medyaya “en çok kadın adaylar CHP’de…” diyerek Basın Açıklaması yapıyorlar. Evet, en çok kadın adaylar CHP’de Fakat SEÇİLECEK SIRADA En Çok KADIN ADAY CHP’DE DEĞİL!!!

CHP genel başkanı konuşma yaptığı her seçim bölgesinde kadınlara çağrı yaparak, “en büyük iş, en büyük görev size düşüyor, çalmadık kapı bırakmayacaksınız, birebir anlatacaksınız …” diyerek Kadınları; KENDİLERİNİN SEÇİLMESİNDE İŞÇİ GİBİ ÇALIŞMALARI İÇİN göreve çağırıyor. Hiçbir aday adayı Kadın sesini çıkarıp ta, “evet bizlere sesleniyorsunuz ama seçilme hakkımıza madem % 33’lük sınır getirdiniz, bari % 33’ü seçilecek sıralarda adaletti uygulayın…” demiyorlar. Seslerini çıkarmıyorlar. Zaten sesini yükseltenler parti yönetimlerine dahi gelemiyorlar ki, sesler yükselebilsin. Ortaya bir sonuç çıkıyor, yukarıda yazdığım Osmanlı’nın sön dönemlerinde başlayan ve Cumhuriyet tarihinin ilk yıllarında devam eden kadın hakları savunucuları Kadınlarımızın özellikle siyasal haklarındaki mücadelesini yine onlar gibi elleri kalem tutan şimdiki biz Kadınlar SADECE gündeme getirebiliyoruz. Ve CHP Üyesi olarak bu haksızlığa karşı yazdıysanız partide DİSİPLİN Kurullarında SÜRÜNDÜRÜLÜYORSUNUZ! Üstelik Kadın Üyelerin de karar oylarıyla! Demek ki ilerleme değil, gerime olduğu bu kadar açık… Hak ve Hukuku savunan ve bağıran CHP’de kadın-erkek avukat aday adaylığı çoğunluğu da var. Fakat hukukçu oldukları halde avukat kadınların dahi sesleri çıkmıyor. Sıralamaya girerim diye kişisel beklentilerine KADINSAL HAKLARINI ERKEKLERE PEŞKEŞ ÇEKMEKTEN başka yaptıkları tek beceri, erkekleri çoğunlukla milletvekili seçtirmek. Hukuk bunun neresinde, hak bunun neresinde. Tıpkı Yunus NADİ’nin Cumhuriyetin ilk döneminde haklarını arama mücadelesi veren Kadınlarımıza hakaretler edip bir de laiklikten bahsettiği gibi…

Asil bir mücadele tarihinden gelen Türk Kadınının geçmişine yakışmayan, kadınları yücelten, bağımsızlıklarını, özgürlüklerini, medeni yaşamlarını, seçme ve seçilme haklarını veren Gazi Mustafa KEMAL ATATÜRK’ÜN mücadelesinin yolundan gittiklerini söyleyenlere bu suskunluk hiç yakışmıyor. CHP’nin % 33 kadın ve gençlik kotasını 2010’da dalavereli maddelerle hazırlayan Metin FEYZİOĞLU ve diğerlerini eleştirmeyen, birlik olup konuyu irdelemeyen kadın aday adayları CHP’ye YAKIŞMIYOR!

 

 Kısacası ne CHP Yönetimleri; ilk hükümetinden bu yana kadınlara karşı samimi, ne de kadınlar Nezihe MUHİDDİN’den sonra kendi haklarını savunmakta samimi ve net değiller!

Gazi Mustafa KEMAL olmasaydı; bu vatan, bu millet, kadınlarımız; çağdaş, medeni, laik bir yüzyıl yaşayamayacaklardı. CHP Genel Merkezinin ve CHP’li Kadınların bu gerçeği gözden geçirmesi, çok geç olmadan, tüm yurdumuza KARA ÇARŞAFLILAR dolmadan KADININ YERİNİ yüceltmeleri, gericiliğe karşı kadınların ilericiliği ve toplumda etkinliğini yeniden sağlayabilmelerinde destek vermeleri birinci görevleridir! Gerisi içi boş, süslü laflardır…

Cumhuriyetin ilk yıllarında Kadın Mücadelesini samimi bir şekilde veren değerli öncülerimizin ortak paydaları hepsinin yazar olmalarıydı. İş her zaman biz yazarlara düşüyor. Nezihe MUHİDDİN hikâyesinin altında yatan gerçekte budur. Siyasetin yenemediği tek meslek EDEBİYATTIR! O yüzden bu etkin kadınların hepsinin mesleki özelliği aynıdır ve önleri kesilmiştir.

Mesleğimden ve verdiğim mücadelemden her zaman gurur duydum duymaya devam edeceğim. Eğer CHP; kadın şairleri, kadın yazarları, toplumda kabul görmüş, sesleri özenle dinlenen sevilen, ciddi, gerçekçi ve her dalda başarılı kadınları aday gösterseydi; iddia ediyorum ne CHP’de dengesiz, riyakâr, oynayan, haklarını savunmayan vb. kadınlar baş gösterirdi, ne de toplumda bilinçsiz, beyni dinle kandırılan kadınlar çoğalırdı. CHP bu konuda suçludur. Toplumun seviyesinin her alanda yükselmesi eğitim, bilim, teknik, siyaset, sosyal çalışmalar vb. başarılara nasıl bağlı ise, bu özellikleri taşıyan ve toplumu aydınlatan kadınları çoğaltmak CHP’nin görevidir. Görevini yerine getirmeyen CHP; ATATÜRKÇÜLÜĞÜN devamından, Cumhuriyet’in kazanımlarının yaşatılmasından, LAİKLİKTEN hiç söz etmesin. Zira yıl geçtikçe toplumda sesi kesilen her bir kadın, Cumhuriyetin bir adım daha yıkılmasına fırsat verir… Bu nedenle; CHP’de yükselecek, çoğalacak LAİK KADIN Yöneticiliği aynı zamanda Türkiye Cumhuriyetinde KADININ VARLIĞININ GÖSTERGESİ ve LAİK YAŞAMIN En Güzel Görünen FOTOĞRAFI Olacaktır. Kadının CUMHURİYETTE Varlığı; Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün işaret ettiği gibi önce CHP’de kabul edilmelidir. KADININ Cumhuriyet yolunda VARLIĞI yoksa; KADINLAR şeriatle mücadelede hiç yok ve gericiliğe esir düşmüş, dinciliğe köle edilmiş demektir… 

Haksızlıklara sesini yükselten, haksızlıkları yazan, çizen, okuyan, konuşan, anlatan, erkeklerin hizmetçisi değil eşit arkadaşı gibi yaşayan, erkelerle kendini eşit gören, erkeklere hadlerini aşan karar ve uygulamalarda karşı çıkan, haklarını arayan, susmayan, korkmayan KİŞİLİKLİ, CUMHURİYETÇİ, ATATÜRKÇÜ ve LAİK Kadınlarımızın Seçme ve Seçilme Haklarını kutluyorum…

Beyhan BALABAN    Cumhuriyet’in KALEMİ

 

 NOT: Bu Konudaki 7 Adet YAZI DİZİM yüzünden, 2010 yılında dünden bu güne Genel Merkez Kararlarını, CHP Tüzüğü hazırlama Komisyonu Başkanı Metin FEYZİOĞLU ve Heyetini CHP’de %33 Kadın ve Gençlik Kotası ALDATMACASI hazırladıkları açıklamalarımdan ve yazılarımdan dolayı, TÜZÜKTE bir yayının ilk 6 aylık süreçte disipline verilebileceği maddesi olduğu halde, yayınlardan 1,5 YIL SONRA tüzüğe aykırı biçimde PARTİDE YANLIŞLIKLARINA DOKUNDUKLARIM ve bir MİLLETVEKİLİMİZE Yapılan HAKARETİ ÖNLEDİĞİM İçin dönemin İl Yöneticisi tarafından disipline verildim. 3,5 yıl mücadele ettim ve hukukla tazminat hakkı da kazanarak hepsinden şikâyet hakkım doğdu. Mücadelemle partiden İHRAÇ EDEMEDİLER! Aksine SUÇLU bulundular ama tüzüğe aykırı olduğu halde yöneticilerin YALAKALIKLA imza atması sonucunda 3,5 yıl Ankara’da mücadele edip durdum… Kendilerine ve genel merkeze tazminat açma hakkım doğdu, açmadım. Bu hareketim de hepsine karşı partiye emeklerimin SADAKASI olsun! Milletvekili olabilmek için genel başkana  YANDAŞ ve yanlış kararlarını eleştirdiğim Metin Feyzioğlu’nu ve Heyetini o zaman destekleyenler; yıllar sonra şimdi; “Haklıymışsın Beyhan Hanım, hepsi kişisel menfaatlerinin siyasetini yapıyor, sizler toplum siyaseti yapıyorsunuz …” diyerek şimdi kendileri eleştiriyor. Mücadelemden yıllar sonra, ortaya çıkan bu gerçeği emekçilerin görmesi Benim mutluluğum…

2011 yılında TARSUS Kent Konseyinde Kadınların SEÇİLECEK SIRADA PARTİ LİSTELERİNE konması için TEK BAŞIMA İMZA KAMPANYASI açtım. Mersin genelinde 177 BİN imza topladım, bu çalışmam günlerce gazetelerde haber olarak yer aldı. CHP’li Kadın Aday Adaylardan hiçbir sözlü-yazılı teşekkür almadım! Daha kötüsü, CHP 2012 genel seçimlerinde Milletvekili Listesine Mersin’de Seçilemeyecek 8. ve 9. sıraya iki Kadın Aday yerleştirdi. AKP 4. Sıradan Kadın Adayını Mersin’de seçtirdi, üstelik hiç Mersin’de ikamet etmeyen bir kadını. MHP ise Milletvekili listesine Mersin’de 2012’de HİÇ BİR KADIN ADAYI almadı… 

 

 
Etiketler: TÜRKİYE, CUMHURİYETİNDE, KADININ, VARLIĞI, ,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Mersin
Az Bulutlu
Güncelleme: 05.03.2021
Bugün
10° - 20°
Cumartesi
10° - 20°
Pazar
10° - 20°
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Mersin

Güncelleme: 05.03.2021
İmsak
05:41
Sabah
07:00
Öğle
12:58
İkindi
16:13
Akşam
18:46
Yatsı
20:00
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı